Geçici işlerde çalışanlar işsiz kalıyor

  • Arşiv
  • |
  • Siyasal Gündem
  • |
  • 09 Temmuz 2012
  • 15:20

Türkiye'de geçen yıl "geçici bir işte çalışırken, işin bitmesi" işsizlik nedenleri arasında ilk sırada yer aldı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinden yapılan derlemeye göre, Türkiye'de işsizlik nedenleri arasında geçen yıl "geçici bir işte çalışırken, işin bitmesi" yüzde 29,9 ile ilk sırada yer alırken, bunu yüzde 18,2 ile "kendi isteğiyle işten ayrılma" takip etti.

TÜİK, işsizlik nedenlerini; "geçici bir işte çalışıyordu, işi bitti", "işten çıkartıldı", "işyerini kapattı", "kendi isteği ile işinden ayrıldı", "ücretsiz aile işçisi olarak çalışıyordu", "ilk kez iş arayanlar" ve emeklilik, eğitim, kurslar, askerden dönüş ve ev işleriyle meşguliyet gibi durumları kapsayan "diğer" başlığı altında değerlendirdi.

Buna göre, "geçici bir işte çalışırken bu işin bitmesiyle işsiz kalma" en büyük işsizlik nedeni oldu. Bu neden, işsizlik nedenlerinin 2009 yılında yüzde 27,1'ini, 2010'da yüzde 29,6'sını ve 2011 yılında da yüzde 29,9'unu oluşturdu.

"Kendi isteğiyle işten ayrılma" da geçen yıl yüzde 18,2 ile ikinci sırada yer aldı. Bu nedenin işsizlik sebepleri içindeki payı 2009 yılında yüzde 14,4 seviyesindeydi.

"İşten çıkartılma" ise işsizlik nedenlerinin yüzde 14,5'ini oluşturdu, ama bu nedenin işsizlik sebepleri içindeki payı son 3 yılda 9,6 puan geriledi. Söz konusu rakam 2009 yılında yüzde 24,1, 2010 yılında ise yüzde 17,5 düzeyindeydi.

"İşten çıkartılma" nedeniyle işsizlik verilerine kadın-erkek ayrımında bakıldığında bu nedenin tüm nedenler içindeki payı 2009-2011 döneminde erkeklerde yüzde 26,3'ten yüzde 16,4'e ve kadınlarda yüzde 18,5'ten yüzde 10,7'ye geriledi.

TÜİK'in "diğer" başlığı altında değerlendirdiği nedenlerin işsizlik sebepleri içindeki payı ise söz konusu dönemde yüzde 14,3'ten yüzde 18,06'ya çıktı.

"İşyerini kapatması veya iflas etmesi" nedeniyle işsiz kalanların oranı da 2009-2011 yılları arasında yüzde 9,1'den yüzde 6,8'e geriledi.

"İlk kez iş arayanların" işsizlik nedenleri arasında oluşturduğu pay da söz konusu dönemde yüzde 10,4'ten yüzde 11,6'ya yükseldi.

Dünya Bülteni / 09.07.12